Dave Ulrich ile bir gün…

İnsan Kaynakları tutkunu olan insanların takip ettikleri, hayran oldukları ve örnek aldiklari guru çoktur Benim en sevdiğim Dave Ulrich. Kendisi ile tanisma sansini Hırvatistan’da yakaladim.

Avrupa’daki bir çok şirketin IK yönetilerinin ve CEO’larin katıldıgı bir konferanstı. Dave kendi bölümünde, IK’nin şirketin hedeflerine ulasmasi icin stratejik bir pozisyonunda oldugundan bahsediyordu. Tabii bu IK yöneticisinin ve calisanlarinin bu ise ne kadar stratejik baktigina da bagli. Dave, konusmasinin basinda bir örnek verdi. IK yöneticilerine ‘isler nasil gidiyor?’ diye sorduğumda aldıgı yanıtlar son zamanlarda IK’cilarin karsisina çıkan IK ile ilgili zorluklar ve inovatif uygulamalar: ise alma, yeteneği iceride tutma, is birimi yöneticileri ile iliskiler, IK analitigi, eğitim vb. Tabii ki bunlar cok degerli ve IK basarısı icin önemli seyler. Ancak Dave’e göre; isler nasıl gidiyor sorusu daha çok disari ile ilgiliydi. Şirketin icinde bulunduğu marketin durumu, şirketin stratejileri, tüm paydaşlar ile iliskiler,vb. Cok az IK yöneticisi bu cevaplari Dave’e verebilmisti.

Dave’in HR Outside In kitabinda benim en sevdiğim cümlelerden biri ‘Focusing on the business of the business enables HR professionals to add meaningful and sustainable value.’ Bunu nasıl yapabileceğimiz ile ilgili iste bir kaç örnek:

Kurum markalasmasinda hedef; profesyonellerin calismak istedigi bir sirket haline gelmek yerine, müsterilerimizin calismai tercih ettikleri kisilerin calistigi şirket haline gelmek, olabilir. Bence yaratici🙂 Müsterilerle bu profil ne de güzel belirlenir!

Eğitim tasarimlarinda müşterilerin sürece dahil edilmesi – hep konustugumuz ama cogumuzun hala hayata geciremedigi bir fikir. Satis ve hizmet eğitimleri tasarlanırken musteriden cok anlamlı girdiler saglanabilir oysa.

Performans degerlendirme ve ödüllendirme ile ilgili tüm konularda, müşterinin degerlendirmesinin de sürece resmi olarak eklenmesi diğer örneklerden biri.

Basarili bir çok şirketin liderlik yetkinliklerini müşteriler tarafından belirlendiğini gözlemleniyor.

En sonuncusu da iletişim ile ilgili. Kurumun calisanlarina verdigi mesajların ayni zamanda musterilere de verilmesi, ve tam tersi de geçerli.
Bu örneklerin hayata geçirerek ‘isleri’ cok daha iyiye götüren IK yöneticileri varsa, bizimle baglantiya gecerlerse cok sevinirim. Sevincle paylasiriz. Bu girişimler tüm IK profesyonellerine ilham olur, cesaret olur.

A word to the wise: If you are not creating, making, or selling our products, you had better have a good reason for being here. – Senior Executive of PepsiCo’s Frito-Lay unit

Yorumlar kapalıdır.